Öyle bir aşk ki bizimkisi, karşılığında bedel ödemiyi dahi göze alıyoruz…
Bir kesim tarafından dışlanıyoruz…
“Vatan haini” ilan ediliyoruz…
Yargılanıyoruz…
Yasaklanıyoruz ama asla vazgeçmiyoruz…
Çünkü bizim aşkımız çıkarsız ve karşılıksız!..
Memleketimizi bir arsa almak için, bir ihaleyi kapmak için, şahsımıza bir imtiyaz sağlanması için ve/veya elimizin altındaki bir güçten dolayı yüklü miktarda rüşvet yiyebilmek için sevmiyoruz!!!
O nedenle evet, bir hayalim, bir hayalimiz var bu ada üzerine…
Sınırların kalktığı…
İki toplumun tek halk olarak iç içe yaşayabildiği…
Tek devlet, tek bayrak, tek egemenliğin olduğu…
Yabancı ülke askerlerinin topraklarımızdan çekildiği…
Sporcularımızın aynı bayrak altında birlikte, omuz omuza uluslararası müsabakalara katılabildiği…
Ülkemizin her karış toprağının bizim olduğunu hissedebildiğimiz…
Memleketin durumu nedeniyle çocuklarımızın geleceği konusunda artık gaile çekmeyeceğimiz…
Gerçekten, hissederek, “Bu memleket bizim” diyebileceğimiz…
Başka ülkelerin egemenliği altında değil, iki toplum tek halk olarak üreteceğimiz, birlikte çalışacağımız ve birlikte kazanacağımız…
Ve tüm Kıbrıslılar olarak irademize birlikte sahip çıkacağımız bir hayal bu…
Değerli liderlerimiz;Atın “Kırmızı Çizgilerinizi” tarihin çöplüğüne…
Çekip kurtarın adınızı müzakereler çöplüğünden!..
Ve o tarihe bir imza atın, “Kıbrıs’ı ve Kıbrıslıları yeniden birleştiren liderler” diye…
Sonu ölümle sonuçlanacak olan bu yaşamda adınız tarihte bölünmüş bir Kıbrıs’ta, bir toplumunun lideri olarak sizleri yazsa ne olur, yazmasa ne olur…
Bir Denktaş, bir Kleridis olmaktan öteye geçiniz, bir Nelson Mandela olunuz…
Tarihe atacağınız imza tüm dünya tarafından konuşulsun, gelecekte imzalarınız başka ülkelere ve barış isteyenlere örnek olsun…
