Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ziyareti öncesinde bugün BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Angela Holguín Cuellar, liderlele bir araya geldi…
Kıbrıslı Türk Lider Tufan Erhürman, görüşme sonrasında yaptığı kısa açıklamada görüşmenin yararlı geçtiğini ve BM Genel Sekreteri’nin çabalarına iyi niyetle katkı koyama devam edeceklerini belirtti…
Kıbrıslı Rum Lider Nikos Hristodulidis ise, görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, bir taraftan beklentilerin çitasını düşürürken, diğer taraftan ise Kıbrıs sorunun çözümü ile ilgili BM Genel Sekreteri’nin atacağı adımlarda en ufak bir umut ışığını değerlendireceğiz” dedi…
Peki, Hristodulidis’e göre nedir bu ‘Umut’ ışığı?Çeşitli kaynaklarımdan Hristodulidis’in neden beklentilerin çitasını düşürdüğünü sorgulamadım…
Aldığım bilgi şu yönde; Hristodulidis, Angela Holguín ile yaptığı görüşmede, BM Genel Sekreterinin tarafları direkt olarak 5 artı 1 toplantısına götürmesini talep etti ancak Holguín, bu talebi “Genel sekreter herhangi bir Güven Yaratı Önlemler konusunda uzlaşı ve masaya konan geçiş dönemi önerisi konusunda ilerleme olmadan 5 artı 1 toplantısına gidilmesini talep etmeyecek” dedi…
Bunun üzerine de Hristodulidis, beklentilerin çitasını düşürerek aslında bir anlamda hem GYÖ’ler hem de geçiş dönemi önerisi konusunda henüz adım atmaya hazır olmadığını ilan etmiş oldu…Bir süreden beridir kendi medyası tarafından da çözümsüzlüğe oynamakla suçlanan Hristodulidis’in, an itibarıyla bir GYÖ açılımı konusunda bile hazır olmaması akıl alır gibi değil…
Elbette genel sekreterin ziyareti ve yapacağı görüşmeler bir anda havayı değiştirebilir…
Şu artık netleşmiş bir şey, müzakere etmek için müzakere masası oluşturulmayacak…
Bu konuda Kıbrıs Türk Toplumu Liderliği zaten pozisyonunu Erhürman’ın ilk seçildiği gün ortaya koymuştu…BM de bu pozisyona gelmiş durumda…
Bu durum aslında iyi bir şey, çünkü bu duruş BM’nin de kapsamlı bir çözümde samimi olduğunu gösteriyor…Doğrusu bu noktada hala küçük bir umut ışığı arayan Hristodulidis’i anlamak zor!..
Değil ufacık bir umut ışığı, BM’nin son olarak masaya koyduğu geçiş dönemi önerisi, resmen bir umut projektörüdür!..
Bundan daha net bir ışık olabilir mi?Taraflardan birisi geçiş döneminin ardından ortaya konacak plana “Hayır” dese de, Kıbrıs Cumhuriyeti adanın tek tanınan devleti olarak kalmaya devam edecek!..
Bir tek Kıbrıslı Türk Toplumu, bakınız “KKTC” falan demiyorum, sadece toplum olarak direkt uçuş hakkımız olacak, dünya ile ticaret yapabileceğiz ve Euro para birimine geçeceğiz…
Kıbrıs Cumhuriyeti ise, bakınız “Kıbrıslı Rum Toplumu demiyorum, direkt olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kazanımı, Türkiye Cumhuriyeti’nin limanlarını kendilerine açması olacak…
Yani 85 milyonluk pazara girmek olacak!..
Bu kadar adil, her iki toplumun ve de garantör ülkelerin kabul edebileceği bir öneri masada dururken, umut ışığı aramak, hatta hala aynı zemin ve aynı parametrelerde bu öneriyi es geçerek aynı konularda boğulmak ve bir nesli daha kaybetmek akıl işi değildir…
Umarım genel sekreterin tarihi ziyareti, tarihi bir sonuçla tamamlanır…
Biz umudumuzu korumaya ve kararlılıkla bu adaya çözümü ve barışı kalıcı olarak getirmeye olan inancımızı koruyoruz…
