Dün hükümeti muhalefeti “Özgür basın susturulamaz” dedi!..
Herkes bu topraklarda ifade ve düşünce özgürlüğü savunucusu kesildi…
Oysa;
-Meclisten gazetecileri susturmak, susmadıkları takdirde ise hapse yollamak için UBP-DP-YDP tarafından yasa geçirilmedi mi?
-Geçirilen Ceza Muhakemeleri Değişiklik Yasa Tasarısının ilk hali, hükümet ve muhalefetin komitede oybirliğiyle onaylanmadı mı?
-Başta Gazetecileri olmak üzere tüm toplumu susturmak ve rüşveti, yolsuzluğu, usulsüzlüğü, sahtekarlığı konuşturmamak için hazırlanan Ceza Değişiklik Yasa Tasarısı ile Bilişim Suçları Değişiklik Yasa Tasarısı hala meclis komitesinde değil mi?
-Bugün basın özgürlüğünden bahseden birçok kişi, “Aman bu çok keskin yazıyor, bundan uzak duralım” diyerek gazetecileri ayrıştır mıyor mu?
-Bazı iş insanları, bazı kesimler veya bazı örgütler, bu ülkede korkmadan gerçekleri yazan gazetecilerle, ortaya karışık oynayan gazeteciler arasında ayrım yaparak reklam vermiyor mu?
-Skandal haberleri takip ettiği için gazetelerin ve gazetecilerin sosyal medyaları hala saldırıya uğramıyor mu?
Bu iki yüzlülük saymakla bitmez!..
Artık bu samimiyetsizliği midemiz kaldırmıyor…
İnsanlar, özellikle de siyasiler yalanı bir sanat haline getirmişler…
Ve her platformda samimiyetsiz yalanlarını sarfetmekten çekinmiyorlar…
Sizler basın özgürlüğünü savunmuyorsunuz…
Onu koruduğunuz falan da yok!..
Sizlerin tek derdi, basın ile iyi ilişkiler içerisinde olmaktır!..
Ve o ihtişamlı, sizler için her şeyden önde gelen o vazgeçilmeziniz olan koltuklarınıza seçilebilmektir…
Gerçek anlamda ve samimi bir şekilde basın ve ifade özgürlüğünü savunan vekil sayısı 5’i geçmez!..
O nedenle dün gün boyu söylemleriniz ben ve benim gibi düşünen meslektaşlarım için yok hükmündedir…
Hatta açıklamalarınızı hakaret gibi hissettiğimizi de söyleyebiliriz…
Ha merak etmeyiniz, bizim gibi düşünmeyen sevecen meslektaşlarımız da yok değil!..
Onlar sizlere yazdıklarınız ve söyledikleriniz için teşekkür eder…

