Çözüme adım adım

Öncelikle ‘Milliyetçi’ arkadaşlar heyecan yapmasın, bahsedeceğim bu süreçte ne ‘bir karış’ toprak verilecek, ne de garantörlükler sona erecek!..

2025 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin ardından Kıbrıs Türk Toplumunun ezici çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilen Tufan Erhürman, kimimizin desteklediği, kimimizin ise ‘Ön şart’ olarak nitelendirdiği bazı maddeler ortaya koymuştu…Ve bu konuda da bayağı ısrarcı olmuştu…Birleşmiş Milletler ise çok da yapmadığı bir şeyi yaparak, Kıbrıs Türk Liderliğinin müzakere etmek için ortaya koyduğu maddeleri veya ön şartları dikkate alarak her iki tarafa da reddedilmesi çok zor bir öneride bulundu!..“Geçiş dönemi”…BM, birazdan içeriğine gireceğim ve açılımını anlatacağım bu öneriyi her iki taraf ile garantör ülkelere sundu…Şu ana kadar ne Kıbrıs Türk Toplumu, ne de Kıbrıs Rum Toplumu Liderliği bu öneri hakkında resmi bir açıklama yapmadı…Ancak geçtiğimiz gün Ankara’da bir araya gelen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa “Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulması için yakalanan yeni ivmeyi mutlaka değerlendirmeliyiz” açıklamasında bulunarak BM’nin önerisine açıkça yeşil ışık yakmış oldu…Bu da demek oluyor ki, ortaya konan öneri, Türkiye Cumhuriyeti için sakıncalı değil…Anladığım kadarıyla Kıbrıs Türk Liderliğinin de bu konuda bir rahatsızlığı yok!..Yani top bir anlamda Kıbrıs Rum Liderliği ile Yunanistan’ın ayağında!..Peki, BM’nin sunduğu öneri nedir, içeriğinde neler vardır?Öncelikle bunun bir geçiş dönemi olacağını ve nihayi bir anlaşma anlamına gelmeyeceğini tekrar vurgulayalım…Yani bu dönemde yapılacak veya kurulacak olan hiçbir şey kalıcı olmayacaktır…Tüm bunların ve fazlasının kalıcı olabilmesi için geçiş döneminin ardından, ki bu da 3-4 yıl olarak öngörülüyor, yapılacak olan referandum sonrasında her iki taraftan çıkacak sonuca bağlı olacak…BM’nin ilk öngördüğü şey, iki toplum liderliğinin yetkisinde 3 bakanlıktan oluşan bir konsey kurulması…Bu konseye geçiş dönemi boyunca bir dönem Kıbrıslı Türk Lider, bir dönem de Kıbrıslı Rum Lider başkanlık edecek…Ortak bakanlıklar ise Ekonomi Bakanlığı, Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı olacak…Bu bakanlıkların kaçı Kıbrıslı Türk, kaçı Kıbrıslı Rum olacağı ve/veya dönüşümlü olup olmayacağı henüz karara bağlanmış değil…Yine ortak bir meclis oluşturulacak ve kuzeydeki meclisten 10 vekil, güneydeki meclisten de 10 vekil, yani yarı yarıya toplam 20 vekil bu mecliste kendi toplumlarını temsil edecek…Konseye bağlı olarak bir de merkez bankası kurulacak…Bu sayede Kıbrıs’ın kuzeyi hızlı bir şekilde Euro’ya geçecek, tüm bunlar da ortak merkez bankası tarafından sürdürülecek…Kuzeydeki tüm limanlar uluslararası alana açılacak, buna karşılık olarak ise Türkiye Cumhuriyeti de limanlarını Kıbrıs Cumhuriyeti’ne açacak…Maraş henüz bu kapsamda konuşulmuş değil…Bunların dışında ise iki toplumun da normal hayatında hiçbir şey değişmeyecek…Yine tekrar etme ihtiyacı duyuyorum, bu dönemde toprak verilmeyecek, garantiler kalkmayacak, kimse evinden yurdundan olmayacak…Kapsamı bayağı adil, bizler açısından oldukça kazanımlı ve her iki toplumu çözüme hazırlamak açısından önemli bir süreç…Henüz geçiş dönemi ile ilgili anlaşılmış bir durum yok!..Hala masada bir öneri şeklinde duruyor…Bu öneriye ilk yeşil ışık yakan Türkiye Cumhuriyeti oldu…Ki sanırım herkesin malumudur, bu yeşil ışık, adadaki yeşil ışıkların en önemlisi konumunda…Türkiye’nin bu tavrı sonrasında, BM’nin sunduğu önerinin taraflarca konuşulması artık daha da kolay bir hal almış oluyor…Yani süreç uzun bir aranın ardından bayağı yoğunlaşacak ve hızlanacak gibi…Kısacası tarihi bir sürece doğru adım adım ilerliyoruz…Ve bu defa çok daha sağlam bir model ve de takvimle toplumlar olarak çözümü kovalıyoruz…Unutmadan, bu defa “Hayır” diyen ile “Evet” diyen toplum arasında da bir fark olacak!..Yani kuzey “Evet” der, güney de “Hayır” derse, BM kuzeydeki limanların açık kalması kararını verecek…Tam tersi olursa, yani kuzey “Hayır”, güney “Evet” derse, bu defa da kuzeydeki limanlar yine eski haline, yani kısmi olarak bir tek Türkiye tarafından tanınacak, Türkiye’nin limanları ise Kıbrıs Cumhuriyeti’ne açık kalacak…Bana göre son derece adil bir durum…Evet, bu defa çözüme koşar adım değil, emin adımlarla ilerlenecek…Ve iki toplum geçiş sürecinin ardından Kıbrıs sorunun kaderini belirleyecek…Umarım bu fırsat kaçırılmaz!..Çünkü bundan daha adilini, hatta bunun kadar adilini yakalama fırsatı bir daha önümüze konmayacak…

  • Related Posts

    GİT DİYORSUN

    Her fırsatta bize “Beğenmiyorsanız gidin” diyorsun…İyi de nereye gidelim kardeş?Biz bu topraklarda doğduk…Gözümüzü bu topraklara açtık…İnsan aşık olduğu kendi vatanından hiç kovulur mu?Ben sana “Git” demiyorum ama gel adil olalım…

    Bitmek bilmeyen müdahele

    Mesleğe yeni başladığım ve ekran önünde olduğum dönemlerde, 15 Kasım ve 20 Temmuz tarihlerinde ‘hasta’ olmam istenirdi… Ne yazık ki o günlerden başlayıp bugünlere kadar geçen süreçte patronlar açısından pek…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Köşe yazıları

    GİT DİYORSUN

    • Eylül 20, 2026
    GİT DİYORSUN

    Bitmek bilmeyen müdahele

    • Eylül 16, 2026
    Bitmek bilmeyen müdahele

    DOLPHİN’LERDEN FİLO JET’E

    • Eylül 15, 2026
    DOLPHİN’LERDEN FİLO JET’E

    DEVLETİN VERDİĞİ ÖNEM

    • Eylül 13, 2026
    DEVLETİN VERDİĞİ ÖNEM