Bizden öncekilerden öncekileri katlettiler!..
Kimisini yatağında eşi ile yatırken…
Kimisini arabasından inmeye çalışırken…
Kimisini de evinin önünde, tam sokağın ortasında infaz ettiler…
O dönemlerde “Susmayacağız” dedik, sustuk…
Kimimiz korkudan, kimimiz menfaaten, kimimiz de işbirlikçilikten…
***
Bizden öncekilerin kimisi bombamlandı…
Kimisi “Ajan” denilip hapse atıldı…
Kimisinin matbaası kapatıldı…
Kimsi kurşunlandı, kimisi ise linç girişimine uğradı…
O dönemlerde de “Susmayacağız” dedik, sustuk…
Kimimiz korkudan, kimimiz menfaaten, kimimiz de işbirlikçilikten…
***
Bizlerin Türkiye’ye girişi yasaklandı…
Hakkımızda ağır ceza mahkemelerinde davalar açıldı…
Gazetecilerin en uğrak yeri mahkemeler oldu…
Meclise gazetecilerin ve toplumun ifade özgürlüklerini ortadan kaldıracak yasalar getirildi…
Yine “Susmayacağız” dedik, sustuk…
Kimimiz korkudan, kimimiz menfaaten, kimimiz de işbirlikçilikten…
***
Kabul etmeliyiz ki, ses vermemiz gereken süreçlerde yeterince ses vermedik!..
“Aman buna destek olup da başımızı derde sokmayalım” ayağına yattık!..
Oysa bugün yaşanılanların tohumlarıydı geçmişte yapılanlar…
Ta ki hepimizin dibine kadar gelen ve “Bizi sokmaz” diye düşünülen yılanın, hiç beklenmeyen kişileri ve kesimleri sokmasıyla uyanabildik!..
Yeterince ses verilmeyen o günlerde bir grup insan ağlarken, şimdi ise tüm basın, tüm toplum ağlıyor…
Evet, buna karşı da direneceğiz…
Asla ama asla, hiçbir arkadaşımızın, hiçbir basın kuruluşunun ve hiçbir yurttaşın susturulmasına müsade etmeyeceğiz!..
Tek isteğimiz bizler bu mücadeleyi verirken herkesin samimi olması!..
Ceza Değişiklik ile Bilişim Suçları Değişiklik Yasa Tasarılarında kimlerin, ne tavır aldığı kamuoyu tarafından bilinmese de bizlerin aklında!..
Umarım artık akıl konmuş ve doğru yol bulunmuştur…
Küçük meselelerle, “Efendim şu bana küfür etti, edememesi için yasa çıkaralım” aptallığına kapılmadan, toplumsal ifade özgürlüğümüze sahip çıkmalıyız…
Bu defa “Susmayacağız” sloganı havada kalmamalı!..
Görüşü, düşüncesi, ideolojisi her ne olursa olsun, herkesin konuşma ve yazma hakkını savunmalıyız…
Marifet kendi görüşümüzden olanı değil karşıt görüşten olan kişilerin de hakkını savunabilmek, onlar için de mücadele edebilmektir…
Düşünce ve ifade özgürlüğü suç değildir!..
Her bir bireyin en yaşamsal haklarından bir tanesidir…
Ve bunu da sonuna kadar savunmak ve korumak bizlerin en asli görevidir…

