1974 sonrasında adanın kuzeyinde kaç kadın cinayeti işlenmiş, kaçı eski eşi veya eski sevgilisi veya eski nişanlısı tarafından, kaçı ise eşi veya kriminal bir olay sonucuda yaşanmış, net olarak tespit edebilmek imkansız gibi bir şey…
Elde ettiğimiz verilere göre ilerlemek zorundayız…
Yalnız bu politik soruna girmeden önce, bu ülkede her şeye rağmen, düzene, sisteme ve rejime inat mücadele eden, bir şeyleri düzeltmek için varını yoğunu ortaya koyan kesimleri hem korumlayız, hem onlara sahip çıkıp desteklemeliyiz, hem de yaptıkları işi en azından takdir ederek onları teşvik etmeliyiz…
Ne yazık ki bazı hastalıklı zihinler, böylesine bir ortamda dahi mücadele eden kesimleri hedef almaktan kendini alamıyor…
Örneğin ülkemizin tek Kadın Sığınma Evi’nin Lefkoşa’da olduğunu ve bu sorumluluğu ülkede tek belediyenin, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin üstelediği unutulmamalıdır…
Burada yapılması gereken, diğer belediye başkanlarının bölgelerine kadın sığınma evi açmamasının bir utanç olduğunu söylemektir…
Devletin tek bir tane bile kadın sığınma evi açmaktan aciz olduğunu ifade etmektir…
Adil, dürüst ve gerçekçi olmak bunu gerektirir…
*
2001 yılından günümüze, Polis Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre 50’ye yakın kadın cinayeti işlenmiş…
2001 ile 2026 yılları arasında sadece iki yıl, 2009-2022 yıllarında ülkemizde kadın cinayeti yaşanmamış!..
Tablonun korkunçluğuna bakar mısınız?
Yine elde edebildiğimiz verilere göre, 50’ye yakın kadın cinayetinden 3 tanesi eski nişanlı tarafından işlenmiş…
4 tanesi ise eski eş!..
20’ye yakın rakam ise kadının mevcut eşini işaret ediyor…
Tabi faili meçhul olan vakalar da var!..
Yani verilere göre sadece “Cinayet” veya “Ölüm” diye geçen!..
Dediğim gibi bunlar net ve kesin bilgiler değil!..
Mesela faili meçhul olanlar veya kayıtlarda “öldürüldü” diye geçen vakaların gerçek nedenleri nelerdir?
Peki, bu cinayetlerin kaçı bizi aşan ve müdehale olanağımızın kısıtlı olduğu bir durumdur?
Devletin diğer alanlarda olduğunu gibi burada da veri ve istatistiklik konusunda özürlü olduğu görülüyor…
Mutlaka daha güvenilir verileri olan örgütlerimiz vardır, onlar en doğru şekilde açıklamalarını yapacaktır…
Peki, neden bu düzensiz ve net olmayan verileri aktarma ihtiyacı duyuyorum?
Mükemmel bir soru!..
Çünkü toplumuma, devletin, bu konudaki SIFIR ciddiyetini, SIFIR özenini ve SIFIR hassasiyetini göstermek istiyorum…
Evet, devlete göre böyle bir sorun yok!..
O nedenle de bu konu özelinde sağlam ve konunun politik olduğunun anlaşılmasını sağlayacak bir veri tabanı mevcut sistemde bulunmuyor!!!
Boşuna “Sistemsizlik bizi öldürüyor” demiyoruz…
Her alanda olduğu gibi bu hayati konuda da sistemsizlik kadınları öldürmeye devam ediyor…
Düzen kadınları korumak yerine onların katledilmesine zemin hazırlıyor…
Rejim ise zaten kadını dilediği gibi kullanabileceği bir “mal” bir “eşya” gibi görüyor!..
O nedenle şunu net olarak kavramalıyız;
-Ya bu düzene, sisteme ve rejime karşı mücadele edip değiştireceğiz, ya da bu şekilde katledilerek yok olup gideceğiz…
