Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın gündeminde ya Kıbrıslı Rum Lider var, ya da ülkemize gelen insanlar…
Başlıyor “ülkemize gelenler de gelenler…”
Tamam, analdık da, peki, bu topraklarda doğan ve bu topraklara kök salanlar başkanım?
“Rum’a karşı azınlık olmam” diyorsun ama adanın kuzeyinde kendi toplumunun düşürüldüğü azınlık durumundan rahatsız olmuyorsun…
Bunun anlamı nedir başkan biliyor musun?
-Gelen Türk giden Türk…
Senin sürekli üzerinde durduğun ve bugün de romantizmini yaptığın mesele tam da budur…
Üstelik kim kime karşı ırkçılık yapıyor?
Kim, kimin Türklüğünü sorguluyor?
Veya dinini?
Peki, kim, kimin topraklarına baskı olsun diye İlahiyat Kolejleri açıyor?
Kim, kimin iradesine müdahale ediyor?
Ve kim, kimin nüfus politikasına karışıyor?
Ha bir de, kim, kimin insanlarını sırf görüşleri yüzünden ülkesine kabul etmiyor?
Bunları da bir konuşsan, iki çift laf kendi toplumun için de etsen, biraz da bizim mağduriyetlerimize isyan etsen ayıp mı olur?
Romantizm değil gerçekleri ifade ettiğini söylüyorsun…
Gerçekler ne biliyor musunuz sayın başkan?
Gerçekler;
-Adanın kuzeyinin Türkiye’nin egemenliği altında olduğudur.
-Kıbrıslı Türklerin kendi yurdunda azınlık durumuna düşürülmesidir…
-Kıbrıslı Türklerin iradesinin, TC Hükümetleri tarafından yok sayılmasıdır…
Sen bu gerçeklerden hiç bahsetmiyorsun, hatta bu gerçekleri ifade edenlere bizzat kendin tepki gösteriyorsun!..
Kendi toplumunun düşürüldüğü durum hakkında tek kelime etmiyorsun ve kalkıp bir de “Kötü tohum” ile “Irkçı” avına çıkıyorsun…
“Rumcu”, “İngiliz piçi”, “Gavur” ve dahası ilan edilen ve sistematik olarak yok oluşa sürüklenen bu toplumun lideri olarak söyleyebileceklerin bunlar mı?
Sen rahat ol başkan, bu topraklara emeğini katmaya gelen her bir emekçinin hakkını biz sendikalar savunuyoruz…
Dilerseniz sizlere kaç tane yabancı uyruklu emekçi için hem hukuksal, hem de sosyal mücadele verdiğimizi listeleyebiliriz…
Sözde falan değil özde!..
Bizler, sizlerin yönetiminde öldürülen emekçileri yaşatmaya, onlara insanca yaşam sunmaya çalışanlarız…
