Bir anne mahkeme avlusunda çığlık atıyor, “Evladımı benden aldınız” diye…
Evlat acısı ile yanan bir baba, kendi kendini parçalıyor “Adalet istiyorum” diye…
O sırada küçücük bir çocuğa cinsel istismarda bulunurken utanmayan sapık herif, mahkeme koridorlarında yürürken utanmadan yüzünü kapatmaya çalışıyor…
Bitmiyor…
Sabah evinden eşini ve kızını öperek ayrılan ve işine giden babayı, yol kenarında dururken bir araba eziyor…
İnsan hayatı bu kadar ucuz olur mu?
*
Duyun lütfen, kulak verin bu sese, su yerine ilaç verildiği için 20 günlük bebeğini kaybeden anne çığlıklar içerisinde ağlıyor hastane avlusunda…
Hesap veren yok!
Sorumlukluk alan yok!
İstifa eden yok!
Sapasağlam, yürüyerek hasteneye giden insanların dahi kimi zaman cansız bedenleri ailelere teslim ediliyor…
*
Bir emekçi, ülkemize para kazanmak için sapasağlam geliyor…
Ailesi onu sağlam bir şekilde ülkemize gönderiyor…
Biz ise onu bir “leş” gibi tabuta koyup ailesine geri gönderiyoruz…
Yine hesap veren yok!..
Sorumluluk alan yok!..
İstifa eden yok!..
Sahi meclisten yasa geçirmiştin değil mi, sözde iş kazaları, gerçekte ise iş cinayetleri nedeniyle patronlar tutuklanmasın diye!..
Koy tabuta emekçiyi gönder ailesine cansız bedenini…
Acısı da hesabı da onlara kalsın…
*
Ve bir adam, erkek mi erkek, alıyor bıçağı eline, herkesin önünde bir market içerisinde katlediyor bir kadını…
Millet şokta!
“Benim memleketimde bu nasıl oluyor” diyor!..
Oysa memleketi çoktan devrettiğimizin farkında bile değil!..
Ama merak etmesin, hükümetimiz yeni bir af çıkardı bu cesur erkekler için!..
Artık kişilerin cezalarının altı da birini bağışlama yetkisi, üçte birini bağışlama yetkisine dönüştürüldü…
Bir kıyak da bugün bir kadını güpegündüz bir alışveriş merkezinde katleden erkek gibi erkeğe yaparsın değerli hükümetimiz…
Daha nasıl ispatlasın sizlere bu erkek kendisini…
Tam da istediğiniz model değil mi bu?
Hayal ettiğiniz gibi, anasının evladı…
Her ana güzeldir ama bizim anamız bir başkadır…
Biz de doğrusu çok örnek bir evladız…
Anamızdan ne görüyorsak o yolda ilerliyoruz…
Şiddet, taciz, tecavüz, çocuk istismarı, kadın cinayeti…
*
Bir de;
Gazete okumayı da bıraktık anlaşılan…
Yoksa millet neden şok olsun ki bu olaylar karşısında?
Gazetelerin ilk 6 sayfası kriminal olaylarla dolu…
Haber sitelerinin her paylaştığı iki haberden birisi de öyle!..
Sokak ortasında taciz…
Sokak ortasında şiddet…
Sokak ortasında cinayet…
Sokak ortasında bıçaklama ve kurşunlama…
Hesap verecek olan da yok, sorumluluk alacak olan da…
Eskiden “Sokakta yürümeye korkak olduk derdik, şimdi onun yanına ‘markete gitmeye de korkar olduk’ eklemesini yapabiliriz!…
*
Aslında tüm bu çığlıklar ne biliyor musunuz?
Toplum olarak tükenişimizin çığlıkları bunlar…
