Adanın kuzeyinde öyle bir kesim var ki, savaştan bir nemalanmaya çalışıyor!..
Tamam, bazıları Kıbrıs’ı ve Kıbrıs’ın tarihini bilmiyor olabilir…
Belli ki okumayı da pek sevmiyorlar
Ama insan en azından döner bir bilene sorar!!!
Hele de yetkili biriyse, bir danışmanına danışır!
İki gündür hepimiz korku ve endişe yaşıyoruz…
Bu duygunun dini, dili, ırkı falan yok!
Küçücük ada, en ufak bir saldırıda etkilemeyecek bölge sayısı yok denecek noktada!
Ama bizim bazı yetkililerimiz ve bazı isimler çıkıp, İngiliz Üsleri ile ilgili Kıbrıs Cumhuriyeti’ne sallıyor, hatta onları tüm adayı tehlikeye atmakla suçluyor…
Kardeşim, bahsettiğiniz Ağrotur Üssü tıpkı Dikelya Üssü gibi İngiliz toprağı!
Jeton hala düşmedi mi?
Hani altında Türkiye Cumhuriyeti’nin, Yunanistan’ın, Birleşik Krallığın ve iki toplum liderliğinin imzası olan 1960 Garanti Antlaşmaları var ya! Şu sizlerin sadece ilk iki maddesine bakıp gerisini okumadığınız, İşte o antlaşmanın üçüncü maddesinde Ağrotur ve Dikelya Üslerinin, İngiliz egemen toprağı olduğu yazıyor!..
Peki, bu Üssün garantörleri kim biliyor musun?
Kıbrıs Cumhuriyeti, Türkiye ve Yunanistan!..
Ama bir noktada haklısınız, evet bu topraklarda İngiliz Üsleri de dahil tüm yabancı askerlerin ve onlara ait yerlerin varlığı tüm ada halkını tehlikeye atıyor!
Madem bu konuda uzlaştık, o zaman gelin hep birlikte askersiz, silahsız, bağımsız ve birleşik bir Kıbrıs’ı savunalım!..
Var mısınız?
Bugün İngiltere savaşa bir yerden dahil oldu ve adamızı hedef haline getirdi!..
Peki, yarın Yunanistan bir savaşa girerse, onun burada egemenliği altında olmasa da elinde buldurduğu topraklar da hedef haline gelmeyecek mi?
Ya Türkiye Cumhuriyeti?
Bir savaşa girdiği takdirde adanın kuzeyi de net bir hedef haline gelmeyecek mi?
Sonuç olarak İngiltere, Ağrotur Bölgesi’ndeki personelini ve insanlarını tahliye etmeye başladı…
Ne de olsa gidecek bir ülkeleri var!..
Peki, onlar yüzünden ölümle burun buruna gelen bizler ne yapacağız?
Memleketimiz burası, gidecek başka bir yerimiz de yok!..
Şimdi anladınız mı garantörlük de, üs vermek de ne demek?

