1974 sonrasında adanın kuzeyine öyle bir yapı kuruldu ki, bekçiler değişse de yapı dimdik ayakta duruyor…
Yapıya bağlıysanız, yasadışı da olsa her türlü şeyi yapma hakkına sahipsiniz…
*
Yapının gücünü ve işleyişini anlatmak için size bazı örneklemeler yapmak istiyorum;
Kısa bir süre önce şahitleriyle, kamera kayıtlarıyla ve belgeleriyle bu ülkede bir maçta şike yapıldığı halde yapı bunu görmezden geldi, olayın üzerini kapattı…
Ancak aynı yapı, başka bir benzer olayda şikenin üzerine gitti, yetmedi, adı geçenleri futboldan ömür boyu men etti!..
Neden?
Çünkü diğer adı geçenler, yapıya bağlı değildi!..
*
Rüşvet iddialarının arttığı dönemde yapının bir kurbana ihtiyacı vardı, ölçtü, tarttı ve “Müsteşarı yem edelim” kararı verildi…
O müsteşarın adının karıştığı iddia edilen birçok konu ortada dururken hala somut olarak başkalarıyla ilgili tek adım atılmadı!..
Mesela müsteşarın, bet ofisi izni için rüşvet aldığı iddia edildi!..
Bu iddia ortaya atıldığı gün adanın kuzeyine bet ofisi açan son firma kapısına kilit vurdu!..
Soruyorum, bu bir tesadüf mü?
Elbette hayır!..
Yapı müsteşarı yem etmeden önce bunun da önlemini almış, bazıları itirafçı yapılmış, gerekli katkılar alınmış ve konu da bir şekilde kapatılmış…
Soran olursa da ‘tüm suçlu müsteşardır’ dersiniz!..
Peki aynı çatı altındaki avukat arkadaş?
Esas adı her taşın altından çıkan o!..
Tam bir kara kutu!..
Bu hafta içi size adıyla sanıyla ve yaptıklarıyla bir köşe yazısı dizisi hazırlıyorum!..
O zaman yapının ne olduğunu daha iyi anlayacaksınız!..
*
Şimdi aklınızda “Ben bu yapıya nasıl dahil olabilirim” sorusu belirmiştir…
Elbette bedel ödeyerek!..
Yanlış anlamayınız, “Bedel” derken, Kutlu Adalı’nın ödediği gibi onurlu bir bedelden değil, cebinizden çıkacak olan miktar kadar bedelden bahsediyorum…
Öyle ki, bu bedeli ödediğinizde, sorumluluğunuz altında olan bir yerde 20 günlük bebek ihmal sonucu ölse de kimse size dokunamıyor?
Avantajları da var!..
Örneğin sizin için ihaleler iptal edilir, yerine sizin adresinize teslim ihalesiz alımlar hediye verilir…
Yeter ki siz gerekeni yapınız, yapı her daim sizin arkanızda durur, sizi kollar ve güvenliğinizi sağlar…
*
Şu anda yasadışı bahisle uğraşan kişiler bu şekilde hayatta kalmıyor mu?
Hepsi de gerekeni ve istenileni yapıyor, yapı da onları koruyor!..
Akıllı oldukları, fazla göze batmadıkları, gerekeni yaptıkları ve güç zehirlenmesi yaşamadıkları sürece yapı onları korumaya devam edecektir…
Aksi olduğunda yapının nasıl bir önlem aldığını da yaşayarak öğrendik bu topraklarda…
Unutmadık değil mi?
*
Filo Jet kazasından bir tek Erhan Arıklı mı sorumlu?
Veya kaptan, kaptan yardımcısı, mürettebat, liman dairesi ve diğerleri mi?
Tepeden tırnağa, tırnaktan tepeye kadar böylesine bir faciadan tüm yapı sorumludur ve hepsi de yargı ve bu toplum önümüze hesap vermelidir…
Ancak bu olmayacak!..
Yapı kimi isterse o hesap verecek!..
Şimdilik sıradan çalışanların yanına Erhan Arıklı eklendi…
Göreceksiniz yapının sıradaki işi Arıklı’nın siyasi yaşamını bitirip yargılanmasının önünü açmak olacak!..
Çünkü bu gazın ancak böyle boşalacağını biliyor!..
Geri kalanları ise yapı koruyacak, kollayacak ve konun üzeri bu şekilde kapatılacak…
Üzgünüm ama yapının gerçeği bu!..
*
Son olarak daha iyi anlaşılsın diye bu soruları hep birlikte hem kendimize, hem de çevremize soralım;
-Bu yapıya bağlı olanların çocukları hiç açlık çekiyor mu?
-İş dertleri var mı?
-Peki, ev ve/veya araba sorunları var mı?
-Ekonomik imkansızlıkları yüzünden hiç gemi ile yolculuk yapıyorlar mı ve yaptıkları yolculuk sırasında hiç ihmal yüzünden hayatlarını kaybediyorlar mı?
-Devletten iş, arsa, ihale ve imtiyaz almakta zorlanıyorlar mı?
Elbette cevap hayır…
Çünkü aynı gemide değiliz, hiç de onlarla aynı gemide olmadık!..
Çünkü onlar yapının çocukları…
