Ali Kişmir yazdı: DÜZENİN KOROSUNDAN SESLER

1974 sonrasında kuzeyde kurulan bir koro var…

Varolan düzene ve o düzenin kurucusu ve de koroyucusu olanlara şükretmemizi isteyenlerden…

Ve “Ne yani Filistin Halkını görmüyor musunuz, onlar gibi mi olalım” diyenlerden oluşan bir koro…

İşin esası, aslında ne Filistin Halkı ile alakalı, ne de başka bir şeyle…

Bu bahse konu koro üyeleri, Filistin Halkı, İsrail adlı terör örgütü tarafından soykırıma uğrarken, adanın kuzeyinde İsrailli zenginlerle gayet mutlu mesut ve karlı işler peşinde koşuyordu, koşmaya da devam ediyor…

İnsanlar katledilirken bizim koro mensuplarının samimiyet derecesi bu!..

***

Bazen gerçekten utanmak, biraz olsun yüz kızarması yaşamak lazım..

İşlerine geldiğinde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olduğumuz akıllarına geliyor, işlerine gelmediğinde ayrı bir devlete sahip olmakla övünüyorlar…

Ayrı bir devletle övünürken de, başka bir devlet için “Anavatan” söylemi kullanıp, diğer yandan ise arka ceplerindeki cüzdanlarında Kıbrıs Cumhuriyeti kimliğini taşıdıkları gerçeğini de unutmamak gerekiyor…

Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı hakları…

AB vatandaşlığı hakları…

KKTC vatandaşlığı hakları…

Tabi ‘Anavatan’ Türkiye’nin garantisinde!..

Ya savundukları bazı şeylerin farkında değiller, ya da gerçekten utanmayı atmış durumdalar…

***

Gelin birlikte iki tarafın isteklerine ve olmazsa olmazlarına bir bakalım;

-Kıbrıs Türk Tarafı; Siyasi eşitlik istiyor, dönüşümlü başkanlık istiyor, garantilerin devam etmesini istiyor, çift uyruklu insanların KC vatandaşlığı almasını istiyor, kuzeyde kalan Rumlara ait malları satmak ya da değerlendirmek istiyor…

-Kıbrıs Rum Tarafı; Kuzeyde kalan topraklarının bir kısmını istiyor, garantilerin kalkmasını istiyor…

Ve tüm bunlara rağmen bizim koro, Kıbrıslı Rumların bizi istemediği şarkısını seslendiriyor!..

***

Kıbrıs Türk Toplumu Liderliği çıkıp “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bizlerin izni olmadan ada üzerinde uluslararası anlaşma yapma hakkı yoktur, bu Kıbrıslı Türkleri yok saymaktır” dediği sıralarda KKTC Meclisinden, Türkiye ile imzalanan uluslararası bir anlaşmanın yasallaştırılıp geçirildiğini hatırlayarak yine samimiyet derecemizi ölçebiliriz

Yani Kıbrıslı Rumların, KC’nin iki ortağından birisi olarak bizsiz uluslararası anlaşma yapma hakkı yok ama KC’nin iki ortağından birisi olarak bizlerin onlar olmadan uluslararası anlaşma yapma hakkımız var!..

Kıbrıslı Rumların mallarına dönme hakkı yok ama bizlerin Kıbrıslı Rumların kuzeyde kalan mallarına sahte koçan verme ve de onları satma hakkımız var…

Kıbrıslı Rumların garantilerin kalkması konusunda dayatma yapma hakkı yok ama bizlerin garantilerin kalması konusunda dayatma yapma hakkımız var…

Saymakla çelişkilerimiz ve samimiyetsizliklerimiz bitmiyor…

***

Birey olarak ben Kıbrıslı Rum Liderliğinin çözüm falan istediğini düşünmüyorum, savunmuyorum da!..

Birçok kez buna hevesli olmadıklarını kanıtladılar…

Benim derdim, çözüm için hiçbir şey yapmayan, hatta çözümü daha da zorlaştıran isteklerde bulunan ama kendisini çözümü isteyen taraf olarak lanse eden ve karşısındaki toplumla empati kurmayan, sırtını anavatanına dayamış olan samimiyetsiz düzen bekçileridir…

Bunların tek dertleri kuzeydeki yağma, talan ve vurgun düzeninin değişmemesidir…

Ve Ankara’daki iktidara yalakalık yaparak bu düzenden nemalanmaya devam etmektir…

Kuzeye geçen Kıbrıslı Rumlardan en çok faydalanan isimlerden oluşan bu koronun çıkarttığı sesler bu toplumla ve bu toplumun istekleriyle bağdaşmıyor…

Sadece bir zümrenin çıkarı ile bağdaşıyor ve onların banka hesaplarını koruyor…

  • Related Posts

    GİT DİYORSUN

    Her fırsatta bize “Beğenmiyorsanız gidin” diyorsun…İyi de nereye gidelim kardeş?Biz bu topraklarda doğduk…Gözümüzü bu topraklara açtık…İnsan aşık olduğu kendi vatanından hiç kovulur mu?Ben sana “Git” demiyorum ama gel adil olalım…

    Bitmek bilmeyen müdahele

    Mesleğe yeni başladığım ve ekran önünde olduğum dönemlerde, 15 Kasım ve 20 Temmuz tarihlerinde ‘hasta’ olmam istenirdi… Ne yazık ki o günlerden başlayıp bugünlere kadar geçen süreçte patronlar açısından pek…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Köşe yazıları

    GİT DİYORSUN

    • Eylül 20, 2026
    GİT DİYORSUN

    Bitmek bilmeyen müdahele

    • Eylül 16, 2026
    Bitmek bilmeyen müdahele

    DOLPHİN’LERDEN FİLO JET’E

    • Eylül 15, 2026
    DOLPHİN’LERDEN FİLO JET’E

    DEVLETİN VERDİĞİ ÖNEM

    • Eylül 13, 2026
    DEVLETİN VERDİĞİ ÖNEM