Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin Rektörlüğünü, müthiş bir bütçe ile devralan ama tam ters şekilde, yani batık bir bütçeyle devreden Aykut Hocanın’ı, yüksek öğretimin başı olan YÖDAK Başkanlığına getiren zihniyetin, koca koca binalar inşa ederek yüksek öğretime kalite getirdiğine inanması gayet normal…
Vizyon bu!..
Sadece tek bir örnekle, Kıbrıs Aydın Üniversitesi’nde yaşanan bir skandalın üzeri, hem Hocanın, hem de Eğitim Bakanlığı tarafından ısrarla örtülmek isteniyor…
Bahse konu üniversite, öğretime başlama ve açma ön izninde uzaktan eğitim olmamasına rağmen Hemşirelik Yüksek Lisans ve Hemşirelik Doktora bölümünde bu eğitimi vermişti!..
Konu mahkemede!..
Çok sayıda hemşire ise maddi ve manevi anlamda aşırı derecede mağdur!..
Peki, Aykut Hocanın’ın başında olduğu YÖDAK, izinsiz bir şekilde eğitim veren Kıbrıs Aydın Üniversitesi’ne ne tür bir ceza verdi biliyor musunuz?
30 Mart 2026 tarihine kadar ilgili bölümü askıya almak!..
Durun bitmedi, size çok daha ilgi çekici bir bilgi vereyim mi?
Aykut Hocanın, YÖDAK Başkanı olarak Türkiye’ye gidiyor, orada Aydın Üniversitesi tarafından ağırlanıyor, sosyal medyadan “Yüksek öğretimle ilgili konuları ele aldık” denilerek görsel paylaşılıyor!..
Şaka falan değil, YÖDAK Başkanı, Kıbrıs’ta da uzantısı olan bir üniversitenin merkezine gidiyor ve orada sözde yüksek öğretimi ele alıyor!..
Yahu kardeşim, senin dengin YÖK değil mi?
Senin özel bir üniversitede işin ne?
Yani demem o ki, istediğiniz kadar bina dikiniz ve istediğiniz kadar dualar eşitliğinde bu binaları açınız, beyinlerinizdeki betonları yıkmadığınız sürece o binalar görselden öteye gitmez!..
Bakınız meclis binananız!!!
Ankara inşa etti, sizler de bu bina içerisinde devletçilik oynuyorsunuz!..
Şu örnekle bitirelim, siz dünyanın en büyük, en lüks, en gelişmiş adalet binasını inşa etseniz de, o ülkede adalet yoksa, o binanın kendi başına adalet dağıtması mümkün değildir!..
Betonla, binayla devlet olunmaz, adalet sağlanmaz, demokrasiye ulaşılmaz…
