Philenews yazarı Kostas Venizelos, Ankara’nın Kıbrıs sorununda Birleşmiş Milletler (BM) sürecine desteğini tamamen sonlandırmadan, Kıbrıs’ın kuzeyinin uluslararası ilişkilerini aşamalı şekilde genişletmeye yönelik bir “Plan B” üzerinde çalıştığını öne sürdü.
Venizelos’un analizinde, bu stratejinin uygulanmasında Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a önemli bir rol atfedilirken, kısa vadede hedefin tam diplomatik tanınmadan ziyade “Tayvan modeli” olarak nitelendirilen bir statü olduğu iddia edildi.
“Tayvanlaşma” modeli iddiası
Philenews’te yayımlanan analizde, gazetenin kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre Ankara’da kısa vadede tam diplomatik tanınmadan daha uygulanabilir görülen bir “Tayvanlaşma” modeli üzerinde durulduğu ileri sürüldü.
Gazetenin tanımladığı modelin, kuzeyin diplomatik olarak yaygın biçimde tanınması gerçekleşmeden ticaret, ekonomi, turizm, spor ve uluslararası temasların artırılmasını öngördüğü belirtildi.
Philenews, Türk Devletleri Teşkilatı ile yürütülen temasları da bu yaklaşım kapsamında değerlendirdi.
Türkiye’nin resmî pozisyonu iki devletli çözüm
Analizde, Türkiye’nin kamuoyuna açıkladığı Kıbrıs politikasının ise “Tayvan modeli” şeklinde bir terminolojiye dayanmadığı vurgulandı.
Hakan Fidan’ın 8 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Ankara açısından “ideal çözümün” iki devletli çözümün tanınması olduğunu ifade ettiği ve iki toplumun kendi devletleriyle yan yana yaşamasını savunduklarını söylediği hatırlatıldı.
Fidan’ın, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguín ile temmuz ayında gerçekleştirdiği görüşmede de Kıbrıslı Türklerin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tanınmasını çözüm için gerekli gördüğü aktarıldı.
Aynı görüşmede Türkiye’nin BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs konusundaki çabalarına desteğinin de yinelendiği belirtildi.
Bu çerçevede gazete, “Plan B” ve “Tayvan modeli” ifadelerinin Türkiye tarafından resmî olarak açıklanmış bir politika olmadığını, söz konusu değerlendirmelerin Philenews’in analizine ve dayandırdığı kaynaklara ait olduğunu belirtti.
İlişkilerin genişletilmesi ikinci hat olarak değerlendirildi
Venizelos’un yazısında, Türkiye ile kuzey arasındaki idari ve ekonomik bağların güçlendirilmesinin de uluslararası ilişkilerin genişletilmesiyle paralel ilerleyen ikinci bir hat olduğu ileri sürüldü.
Analizde, kuzeyin uluslararası temaslarının artırılmasının ticaret, ekonomi, turizm ve spor gibi alanların yanı sıra çeşitli uluslararası organizasyonlarla ilişkiler üzerinden yürütülebileceği değerlendirmesine yer verildi.
Futbol ve uluslararası etkinlikler de gündemde
Philenews, kuzeyde gündeme gelen uluslararası spor ve festival etkinliklerini de söz konusu strateji çerçevesinde değerlendirdi.
Yazıda, 2013 yılında Kıbrıs Futbol Federasyonu (KOP) ile Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu arasında FIFA ve UEFA’nın katılımıyla imzalanan düzenleme de hatırlatıldı. Anlaşmayla Kıbrıs Türk futbolunun uluslararası sisteme KOP üzerinden dâhil edilmesinin öngörüldüğü, ancak düzenlemenin uygulanamadığı belirtildi.
Philenews’in analizi, BM sürecinde yeni bir çıkmaz yaşanması hâlinde Kıbrıslı Türklerin uluslararası statüsünün nasıl şekilleneceği sorusunu Ankara’nın öne sürülen “Plan B”sinin merkezine yerleştirdi.



