Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın, Avrupa Komisyonu’nun Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto ile 31 Temmuz’da gerçekleştirdiği görüşmede, Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin geliştirilmesi ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün daha fazla gecikmeden uygulanması gerektiğini gündeme getirdiği belirtildi.
Erhürman, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Yeşil Hat Tüzüğü’nün uygulanmasında yaşanan sorunların, Kıbrıslı Türklerin AB vatandaşlığından kaynaklanan haklarının ve mülkiyet konusunun da ele alındığını açıklamıştı.
DOĞRUDAN TİCARET VE GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLER
Erhürman, Kıbrıslı Türklerle Avrupa Birliği arasında güven artırıcı önlemlere ihtiyaç bulunduğunu belirterek, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün uygulanmasının daha fazla geciktirilmemesi gerektiğini vurgulamıştı.
Kathimerini gazetesi ise AB kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Kıbrıs Türk tarafının taleplerinin doğrudan ticaretin ötesine geçtiğini ileri sürdü. Gazete, doğrudan uçuşlar ve Kıbrıslı Türklerin uluslararası toplumla ilişkilerinin geliştirilmesinin de daha geniş bir stratejinin parçaları arasında bulunduğunu savundu.
“AB MÜZAKERELERDE TARAF OLAMAZ”
Erhürman, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs müzakerelerinde taraf olamayacağını, ancak taraflar arasında güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesine ve Kıbrıslı Türklerin Avrupa kurumlarıyla ilişkilerinin güçlendirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etmişti.
Bu yaklaşımın, Kıbrıs Rum liderliğinin AB’nin çözüm sürecinde daha aktif rol üstlenmesi yönündeki tutumundan ayrıldığına işaret ediliyor.
KATHİMERİNİ’DEN ANKARA YORUMU
Kathimerini haberinde, Ankara’nın AB’nin Kıbrıs sorunundaki çözüm modeline ilişkin müdahalesini sınırlandırmaya çalışırken, Kıbrıslı Türklerin uluslararası ilişkilerinin geliştirilmesi konusunda Brüksel’den adım beklediğini öne sürdü.
Gazetenin gündeme getirdiği “doğrudan uçuş” talebi ise Erhürman’ın Fitto görüşmesinin ardından yayımladığı açıklamada açık şekilde yer almadı.
Erhürman’ın kamuoyuna açıkladığı ve teyit edilen talepler arasında, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün uygulanması ile Kıbrıslı Türkler ve Avrupa Birliği arasında güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesi bulunuyor.



