Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy, Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in resmi daveti üzerine İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Güney Kıbrıs’ı ziyaret etmesini değerlendirdi. Akansoy, Hristodulidis’in bir yandan Kıbrıs’ta çözüm, barış ve iki toplumun ortak geleceğinden söz ederken diğer yandan İsrail’le ilişkilerini kapsamlı bir stratejik ortaklığa dönüştürdüğünü belirterek, “Bunu açıkça sorgulamak zorundayız” dedi.
Akansoy, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’da yol açtığı ağır insani yıkıma dikkat çekerek, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından savaş suçları gerekçesiyle tutuklama kararı bulunduğunu, İsrail’in ise Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçlamasıyla yargılandığını belirtti.
Herzog’un da uluslararası arenada suç duyurularının hedefi haline geldiğini ifade eden Akansoy, yaşananların sıradan bir dış politika tercihi olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.
“Kıbrıs’ı jeopolitik hesapların içine sürüklüyor”
Hristodulidis’in İsrail’le kurduğu ilişkinin yalnızca ekonomik ve siyasi boyut taşımadığını belirten Akansoy, bu yakınlaşmanın Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’deki jeopolitik hesapların doğrudan içine sürüklediğini ileri sürdü.
Akansoy, “Kıbrıs’ta barış ve çözüm istediğini söyleyen bir liderin, uluslararası hukukun sanığı durumuna düşmüş bir bölgesel aktörle ve askeri kamplaşmanın bir tarafıyla yakınlaşması kabul edilemez” dedi.
İsrail’le ilişkilerin stratejik ve askeri ortaklık düzeyine taşınmasının ve bunun Yunanistan’la birlikte üçlü bir jeopolitik yapı içerisinde yürütülmesinin Kıbrıs’ın geleceği açısından kritik önem taşıdığını belirten Akansoy, “Kıbrıs’ı barışın köprüsü yapmak ile Doğu Akdeniz’deki güç mücadelesinin bir parçası haline getirmek aynı siyaset değildir” ifadelerini kullandı.
“Çözüm söylemi arkasına gizlenmiş güç biriktirme siyaseti”
Hristodulidis’in bir yandan Kıbrıslı Türklerle çözüm aradığını söylerken diğer yandan ayrışmayı derinleştirecek ve bölgeyi sıkıntıya sokacak yeni bir bölgesel güvenlik mimarisi oluşturmaya çalıştığını savunan Akansoy, “Kıbrıslı Türklere ortak bir gelecekten söz ediyor ama aynı anda onları kuşatan jeopolitik ittifakları büyütüyor. Güven tesis etmekten bahsediyor fakat güvenlik politikalarını, karşılıklı güven üzerine değil, bölgesel güç dengeleri üzerine kurguluyor” dedi.
Akansoy, bunun çözüm değil, karşılıklı aşırı milliyetçiliği yükselten ve askeri önlemleri beraberinde getiren bir yaklaşım olduğunu belirterek, “Bu, çözüm söylemi arkasına gizlenmiş bir güç biriktirme siyasetidir ve asla kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
“Hristodulidis’in bunu bilmediğini düşünmüyorum” diyen Akansoy, gerilim ortamına girmeden ilerlemenin ve olası bölgesel veya yerel provokasyonların parçası olmamanın kendileri açısından en akılcı yaklaşım olduğunu söyledi.
“Provokatif hamlelerinizi görüyoruz”
Akansoy, Hristodulidis’e yönelik olarak, “Provokatif hamlelerinizi görüyoruz. ‘Büyük devlet oyunları’ yerine çözüme odaklanmalı ve ‘tüm tarafların kazandığı’ bir adıma ortak olmalısınız” çağrısında bulundu.
Kıbrıs sorununun çözümü konusunda samimi olunması halinde yalnızca masaya oturmanın yeterli olmayacağını ifade eden Akansoy, tarafların birbirlerinin kaygılarını anlaması ve güvenlik algılarını dikkate alması gerektiğini vurguladı.
“Türkiye ve Kıbrıslı Türkleri rahatsız edecek denklemle güven inşa edilemez”
Akansoy, Kıbrıs’ın İsrail’in bölgesel güvenlik stratejisinin bir parçası haline getirilerek, 1960 Antlaşması’nın garantör ülkelerinden biri olan Türkiye’yi ve kurucu ortak Kıbrıslı Türkleri rahatsız edecek bir denklem üzerinden Kıbrıs’ta güven inşa edilemeyeceğini savundu.
Kıbrıs’ın geleceğinin İsrail yönetiminin bölgesel hesaplarına, Gazze’deki savaşa, Doğu Akdeniz’deki enerji rekabetine veya bölgesel güç mücadelelerine kurban edilemeyeceğini belirten Akansoy, bu unsurların Kıbrıs sorununun çözümünün önüne geçmemesi gerektiğini söyledi.
Akansoy, “Çözüm için güven mi üretecek, yoksa jeopolitik güç mü biriktireceksiniz? İkisini aynı anda yürütmek mümkün değildir” dedi.
“Kıbrıs’ın ihtiyacı daha fazla silah değil”
Kıbrıs’ın ihtiyacının daha fazla silah, bölgesel ittifak ve güç gösterisi olmadığını belirten Akansoy, çözümün BM parametreleri çerçevesinde ve siyasi eşitliğe dayalı olması gerektiğini ifade etti.
Akansoy, Kıbrıs için gerçek bir barış siyasetine ihtiyaç bulunduğunu vurgulayarak açıklamasını, “Kıbrıs’ın ihtiyacı daha fazla silah, daha fazla bölgesel ittifak ve daha fazla güç gösterisi değil; BM parametreleri çerçevesinde, siyasi eşitliğe dayalı hakiki bir çözüm ve gerçek bir barış siyasetidir” sözleriyle tamamladı.



