Güney Kıbrıs’taki Gazeteciler Birliği, gazeteci ve yazar Makarios Drusiotis hakkında kısa bir süre içerisinde üç ayrı ceza soruşturması başlatılmasının, gazetecinin hedef alındığı yönündeki şüpheleri artırdığını açıkladı. Birlik, gazetecilerin cezai soruşturmalarla karşı karşıya kalmasının ifade ve basın özgürlüğü açısından ciddi ve öngörülebilir tehditler oluşturduğuna dikkat çekti.
Güney basınında yer alan haberlere göre Drusiotis hakkında yürütülen soruşturmalar; “yalan haber yaymak”, kişisel verilerin ihlali ve izinsiz bağış kampanyası düzenlemek iddialarıyla ilgili. Soruşturmaların, gazetecinin “Sandy davası” olarak bilinen yolsuzluk iddiaları üzerine yaptığı çalışmalar ile “Mafya Devleti” isimli kitabında yer verdiği ifşalarla bağlantılı olduğu belirtildi.
“GAZETECİ YETKİLİLERİN HEDEFİNDE Mİ?”
Gazeteciler Birliği açıklamasında, “Bu gazetecinin yetkililer tarafından hedef alındığı yönündeki şüphe makul müdür, değil midir?” sorusunu gündeme getirerek değerlendirmeyi Kıbrıs toplumuna bıraktı.
Birlik, “Sandy” dosyasına ilişkin ilk soruşturma sırasında yargı sürecini etkilememek adına kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmadığını ifade etti. Ancak “Mafya Devleti” kitabıyla ilgili ikinci soruşturmanın ve dava giderlerinin karşılanması amacıyla düzenlenen dayanışma kampanyasına yönelik üçüncü soruşturmanın kısa aralıklarla başlatılması üzerine sessiz kalmamaya karar verdiğini bildirdi.
“ADALET SİSTEMİ ELEŞTİRİDEN MUAF DEĞİLDİR”
Açıklamada, iyi yönetilen bir hukuk devletinde hiç kimsenin yasaların üzerinde olmadığı, bununla birlikte adalet sisteminin de eleştirilemez bir konumda bulunmadığı vurgulandı.
Gazeteciler Birliği, bazı soruşturma ve dosyalarda açıklanması güç gecikmeler yaşanırken Drusiotis hakkında yürütülen süreçlerde olağanüstü bir hız gözlemlendiğini savundu.
Birlik, bir gazetecinin cezai soruşturma ve kovuşturma tehdidiyle karşı karşıya kalmasının ifade özgürlüğü açısından somut, görünür ve öngörülebilir riskler yarattığını belirtti. Açıklamada, Drusiotis hakkındaki hukuki sürecin yakından takip edileceği ve basın özgürlüğünün korunması amacıyla gerekli görülmesi halinde müdahalede bulunulacağı ifade edildi.



