Avukat Aslı Murat, bir markette meydana gelen bıçaklama vakasının ardından gece kulüplerine yönelik tartışmaların tekrar masaya yatırılması gerektiğine dikkat çekerek, Yüksek Yönetim Denetçisi’nin (Ombudsman) bu konuda hazırlayacağını açıkladığı raporun son durumunu sordu.
Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamada bulunan Murat, olayın sıcağıyla yaptığı ilk değerlendirmede mağdur kadının gece kulübü çalışanı olduğuna dair bilginin henüz netleşmediğini, bu yüzden o an için bir yorumda bulunmadığını ifade etti. Ancak polisin mahkemedeki ifadelerinde; kadının eski çalıştığı gece kulübüyle yeniden sözleşme imzaladığını, zanlının da durumu öğrenince turist vizesiyle adaya gelerek kadını takip ettiğini açıkladığını belirterek, konunun bu boyutunun da artık kaçınılmaz olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
“Gece Kulüpleri Yıllardır Görmezden Geldiğimiz Bir Yaramız”
Gece kulüpleri başlığının ülkede uzun zamandır bilinmesine karşın gerçek anlamda yüzleşilmekten kaçınılan bir sorun olduğunu vurgulayan Murat, bu alandaki aksaklıkların yeni ortaya çıkmadığını hatırlattı.
2018’de düzenlenen resmi çalıştayda; kadınların pasaportlarına el konulması, özgürlüklerinin kısıtlanması, maaş denetiminin yapılamaması, sömürü odaklı borçlandırma düzeni, sosyal güvenlik ve güvenli barınma eksikliği gibi birçok sorunun açıkça tespit edildiğini aktaran Murat, “O günden bu yana ne değişti?” eleştirisinde bulundu.
İnsan ticaretinin Ceza Yasası kapsamında suç sayılmasına karşın mağdurların korunmasını ve mücadeleyi bütünsel bir yaklaşımla ele alan özel bir yasal çerçevenin hâlâ oluşturulamadığını dile getirdi. 2025’te Alayköy’deki bir gece kulübünde hayatını kaybeden 25 yaşındaki Anastasia Melega’nın yaşamını yitirmesinin mevcut düzeni yeniden sorgulattığını belirten Murat, Ombudsman’ın bu vefatın ardından gece kulüpleri yapısına dair ilan ettiği inceleme raporunun tamamlanıp tamamlanmadığını sordu.
“İsimler Değişiyor, Çark Aynı Dönüyor”
Bugün yaşananların yalnızca mağdur kadının ismi ve olayın biçimi bakımından farklı olduğunu, fakat temelindeki sistemin aynen korunduğunu savunan Murat; kozmetik değişikliklerle aynı yapıyı sürdürmenin çözüm getirmediğini vurguladı. Mevcut mevzuatta birkaç maddelik rötuşların yetersiz kalacağını belirterek; odağına kadınların insan onurunu, güvenliğini, özlük haklarını ve sömürüden korunmasını alan sil baştan bir modelin kurgulanması gerektiğini kaydetti.
Kapsamlı Mevzuat ve Etkin Mekanizma Çağrısı
Sözlerini çözüm önerileriyle sürdüren Murat, öncelikli olarak kapsayıcı bir İnsan Ticaretiyle Mücadele ve Mağdur Koruma Yasası’nın hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Şiddet ve istismarla karşı karşıya kalan tüm kadınların; güvenli barınma, dil desteği, hukuki danışmanlık ve psikolojik yardıma sorunsuz erişebilmesi gerektiğini vurguladı.
Emniyet, sosyal hizmetler, sağlık ve çalışma birimlerinin kopuk değil, entegre bir mekanizma dâhilinde hareket etmesi gerektiğini belirten Murat, 7/24 hizmet veren çok dilli bir ihbar/yardım hattının da bu yapının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğine işaret etti.
Aslı Murat paylaşımını şu ifadelerle noktaladı: “Kadınları şiddet ve sömürü karşısında bu denli çaresiz bırakan bu çarkı değiştirmemekte neden direniyoruz? Yaşanan her acının ardından tepki gösterip, birkaç gün sonra aynı düzeni aynen koruyacaksak, bir sonraki felaket haberini beklemekten öteye gidemeyiz.”



